Safranbolu

24 Mart 2019 Pazar

Ankara İnkum arasında gezilecek yer Safranbolu

Daha uzun ve otoban seçeneği olmayan Safranbolu üzerinden İnkum’a gitmeyi tercih ediyoruz. Bu güzergah uzun ama eğlenceli bir güzergah.

Safranbolu Gezi Künyesi

Ziyaret: 22 Mart 2020

Ulaşım: Özel Araç

Ekip: Hep Bir'İZ'

Mekan: Yörük köyü, Safranbolu, Tokat Kanyonu ve İnkum

Yol Güzergahı

İnkum’a gidiyoruz. Ankara üzerinden İnkum’a gitmek isterseniz İstanbul otobanına girip Dörtdivan dan çıkarak İnkum’a doğru gidebilirsiniz. Yolun bir bölümü otoban olması nedeni ile en kısa yol. Bu yolun mesafesi 288km. 4 saat sonra İnkum da olabilirsiniz. Ancak bu yoldan giderseniz çok şey kaçırabilirsiniz. Biz daha uzun ve otoban seçeneği olmayan Safranbolu üzerinden İnkum’a gitmeyi tercih ediyoruz. Bu güzergâh uzun ama eğlenceli bir güzergah.

Yörük Köyü

Türkmen köyü olan Yörük köyü 1997 yılında koruma altına alınan yerlerden biri. Safranbolu’ya da 12km uzaklıkta. Bu köyü ziyaret etmek için git gel toplam yaklaşık 30 km fazladan yol yapıyoruz. Değer mi? Kesinlikle değer. Eğer Safranbolu’ya yolunuz düşerse burayı es geçmeyin.

Köydeki en yeni ev 90 yıllık. En yaşlı ev ise burada 450 yıldır ayakta duruyor. Köyün merkezi Çökün meydanı. Buraya kadar araçlarla gelip buradan sonra köyü yaya olarak gezebiliyorsunuz. Osmanlı mimarisinin örneklerinin görebileceğiniz köy Safranbolu’nun minyatürü gibi görebilirsiniz. Burada bulunan Kasım Sipahioğlu Konağı gezebilirsiniz. Hem eski mimarisiyle hem de süslemeleriyle fotoğrafik olarak renkli bir köy. Köy küçük olmasına rağmen yetiştirmiş olduğu insanlar da mevcut. Dünyaca ünlü opera sanatçısı Leyla Gencer buralıdır. Çökün meydanında büstü bulunmakta. Köyün diğer bir gezilmesi gereken mimarisi çamaşırhanedir. Kötün ortasında bulunan çamaşırhane de eskiden kadınlar çamaşırlarını burada yıkıyorlardı.

Yörük köye gideceksiniz hafta sonunu tercih etmelisiniz. Hafta içi kimse olmadığı için her yer kapalı. Gurup halinde gidecekseniz de köyüm muhtarını aramanız da fayda var. Aksi halde sadece sokak ta fotoğraf çekmek zorunda kalabilirsiniz. Sokaklar da güzel fotoğraflar çekebileceğinizi eklemek isterim.

Tarihi Kent Safranbolu

Yörük köyü gezdikten sonra rotamızı tekrar Safranbolu’ya çeviriyoruz. Safranbolu’nun hemen girişinde bulunan Hıdırlık Tepesinde aracını park edebilirsiniz. Burası bütün Safranbolu’yu tepeden görebileceğiniz en güzel nokta. Burada aşağıya doğru yürüyerek konakları, çarşıları, tarihi mekanları gezebilirsiniz.

Buradaki hemen hemen bütün konakların bir ismi var. Hepsinde konaklamanız mümkün. Konaklamasında bile burada bir kahve içip konakların içerisini gezip fotoğraf çekebilirsiniz. Burada kahve Osmanlı şerbeti ve lokumla birlikte geliyor. Osmanlı şerbeti ile kahve ikramı burada eski bir adet. Misafir geldiğinde ilk Osmanlı şerbeti ile kahve ikram edilirdi. Burada aklınıza ilk hangisini içmeliyim diyebilirsiniz. Eğer misafir şerbeti önce içerse karnı aç olduğu, eğer kahveyi önce içerse karnının tok olduğunu belirtirmiş. Ev halkı onda buna göre misafire sofra kurarmış. Çok ince ve düşünceli bir adet.

Bizde yürürken Valide Has Konağına uğrayıp Osmanlı şerbeti, kahve içip lokumun tadına bakıyorum. Tabi yukarı yazdığım adeti ikramlar önüme geldiğimde garsona önce hangisi içmeliyim sorusuna aldığım cevap. Kahvelerimizi içtikten sonra konağın katlarını ve odalarını gezebiliyorsunuz. Burada konaklama şansınız var. Ancak bildiğiniz pansiyon veya otellerden ziyade kendinizi evde hissediyorsunuz.

Kahvemizi içtikten sonra çarşılarını gezmeye gidiyoruz. Çarşı gezmelerini sevmiyor olabilirsiniz. Bende çarşılar gezmekten çok haz almam. Ancak buradaki çarşılar bildiğiniz çarşılara benzemiyor. Hem tarihi hem de çok renkli çarşıları mevcut. Yemenciler Arastası ve Demirciler Çarşısı bunların başında geliyor.

Lokum Yemeden Gidemezsiniz…

Safranbolu’da lokumun yeri ayrı. Kahvenin yanında gelen lokumdan zaten bunu anlıyorsunuz. Ancak çarşıda lokum satan dükkanların bulunduğu bölüme girdiğinizde bütün dükkanlar size lokum ikram etmek için sıraya girmiş olduğunu görebilirsiniz. Üstelik hangi dükkândan alış veriş yaptığınız da bir önemi yok.  Bazı dükkanlar lokum ikramını kabul etmeden size öte tarafa geçirmiyor. Alabileceğiniz lokumdan fazlasını burada tüketmeniz mümkün.

Demirciler Çarşısı

En çok keyif aldığım çarşı demirciler çarşısı. Çünkü silahtan tutunda tarım araçlarına kadar pek çok demirden yapılan ürünleri burada bulmanız mümkün. Hatta dönem dizilerine kullanılan silahları burada görmeniz mümkün.

Kent müzesi ve Cinci han ve hamamı da ayrı bir zaman dilimi içinde 1 Lira vererek gezebileceğiz ayrı bir yer. Rotamızı uzun olduğu için bu seferlik burayı atmamak durumdayız. Çünkü rotamız uzun ve gezeceğimiz yerler bitmedi.

Kristal Cam Teras

Safranbolu da kahvelerimiz içip, lokumlarımızı yedikten sonra rotamızı 6 kilo metre ilerdeki tokat kanyonunda bulunan Kristal Cam Terasa çeviriyoruz. Buraya gelmeden önce ziyarete edip eğlenebileceğiniz ters ev bulunmakta. Dilerseniz burayı da ziyarete edebilirsiniz.

Cam Terasın yüksekliği yaklaşık 80 metre yükseklikte bulunuyor. Camlar kalın ve zaman içinde üzeri çizilmiş. O yüzden yükseklik korkunuz varsa korkmadan gezebilirsiniz. Belli bir kişiden fazla kimseyi üzerine almıyorlar. Cam teras kanyonun tam ortasında bulunuyor. Tüm kanyon ayaklarınız altında. Burada 10-15 dakika zaman geçirdikten sonra kanyonun aşağısına yürüyerek inip çay, ve yemek molasını verebilirsiniz.

Tokat Kanyonu

Ziyaretçilerin yürümesi için ahşap zeminden oluşan ve aşağıya doğru inen gelişi ve gidişi olan bir köprü bulunmakta. Bu köprüden rahatça aşağıya inebilirsiniz. Aşağıda size küçük bir şelale karşılıyor. Burada fotoğraf çektikten sonra çay ve yemek yiyebileceğiniz küçük bir tesis bulunmakta. Tesisin hemen altında at çiftliği bulunmakta. Dilerseniz atlara binebilirsiniz. Ama çok tavsiye etmiyorum. Üzülerek söylemek zorundayım ki atların bakımı çok iyi olmadığını atların kokusundan anlayabilirsiniz. Başka bir tavsiyemde burada fazla ve ağır yemek yemeyin. Çünkü her inişin bir çıkışı var. Ağır yemek sonrasında çıkışınız zor olabilir.

İnkum

Sabah 06:00’da çıktığımız yolumuzu saat 18:00’de İnkum’da tamamlıyoruz. Yaklaşık 3 saat Ankara-Yörük köy arasındaki yolcuğumuzun 9 saati dolu dolu geçirdikten sonra Karadeniz’e sıfır olan otelimizde ulaşmış oluyoruz. Otelimiz yaklaşık 30 adet küçük evlerden oluşuyor. Kapınızı ve pencerenizi açtığınızda denizin kokusunu duyabilirsiniz. Hemen kapınızın önünde oltanızı denize atabilirsiniz. 50 metre ilerde ki kumsala yürüyebilir veya mevsimine göre yüzebilirsiniz. Hafta sonu kafa dinlemek için çok uygun bir yer.
Share on facebook
Share on Facebook
Share on twitter
Share on Twitter
Share on pinterest
Share on Pinterest
Share on whatsapp
Share on WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment