Kaç Yaşında

Ercan KURU

19 Şubat 2022 Cumartesi

Alp dağlarında 1991 yılında beş bin yıllık mumya bulundu. Mumya Ötzi ismi verildi. Ötzi buzular içinde bulunduğu için buz adam olarak da biliniyor.

1991 yılında Avusturya İtalya sınırında Alper’de bulunan mumya yaşamı sırasında ismi nedir, hatta ismi var mıydı bilinmez ama bilim insanları  beş bin yıl sonra ona ÖTZİ ismini verdiler. Alper’de buzullar içinde bulunduğu için buz adam olarak da biliniyor. Bu mumya Avrupa bilinen en eski doğal mumyasıdır. Ötzi bakır çağında Avrupa insan yaşamıyla ilgili bilgiler vermektedir. M.Ö 3400-3100 yıllarında arasında yaşamış olduğu düşülüyor. Günümüzden yaklaşık beş bin yıl öncesinde dayanmaktır. Bedeni ve eşyaları; İtalya’daki Güney Tirol Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Peki Ötzi’nin yaşını nereden biliyoruz? Yoksa bu Ötzi ve diğer mumyalar konuşabiliyorlar mı? Konuşuyorsa nasıl?

Karbon testi kütle kütle spektrometresi ile örnekten alının karbon izotoplarının ölçümü ile sağlanıyor. Hayatın oluşmasında etken olan karbonu biraz yakından inceleyelim.

Kozmik ışınları sıklıkla duyduğumuz bir kavram. Kozmik ışınlar ışık hızına yakın bir hızda uzayda hareket edeler. Süper novalar, güneş ve samanyolu galaksisin dışından dünyamızda sürekli gelmektedir. Kozmik ışınlar elektrik yüklü olduğu dünyamızın manyetik alanında etkilenirler. Bu etkilenme sonucu dünyamızın kuzey kutup bölgesinde yoğunlaşır ve kuzey ışıkları denilen doğa olayını oluştururlar. Kozmik ışınlar; proton ve alfa parçalıkların oluşur. Az miktarda olsa içerinde ağır element çekirdeği ve elektronlarda mevcuttur. Bu kozmik ışınlar dünyamıza gelen kozmik ışınlar olup birincil kozmik ışın olarak adlandırılır.

Birincil kozmik ışınlar dünyamızın atmosferine girdiklerinde oksijen ve azot ile çarpışırlar. Böylece ikincili kozmik ışınları oluştururlar. İkincili kozmik ışınlar içinde lityum, berilyum ve bor gibi doğada az bulunan bazı atom çekirdeklerine, ayrıca kısa yarı ömre sahip olan müon, pion ve kaon gibi bazı parçacıklar bulunur.

Kozmik ışınlar bilim dünyasında birçok araştırmaya ışık tutmuştur. Çeşitli astronomik olayların anlaşılmasını sağlamıştır. Yüksek enerjileri sayesinde atom çekirdeğinin ve temel parçacıkların incelenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Einstein’ın kütle enerji eşitliği ilkesini doğrulaması kozmik ışınlar sayesinde olmuştur.

Kozmik ışınlar atmosferde atomların çarpışması sonucu arkalarında radyoaktif atom bırakırlar. Bu radyoaktif atomlar dünyamızda meydana gelen çeşitli olayların izlenmesini sağlamıştırlar. Bunlardan biri bugünkü konumuz olan yaş tespitidir.

Uzaydan dünyamıza giren birincil kozmik ışıklar, atmosferde ikincil kozmik ışınlara dönüşürken atmosferdeki gazlarla etkileşerek nötronları oluştururlar. Bu nötronlar atmosferde bulunan karbon 13 atomlarını sürekli etkilerler. Karbon 13 bu etkilenme sırasında bünyesine bir nötronu yapısına alır. Bu şekilde karbon 13 atomu karbon 14 izotopuna dönüşür. Karbon 14 atomu kararlı yapıda olmayan radyo aktif bir yapıya sahiptir. Karbon 14 özelliği bir yandan oluşurken bir yanda bozulurlar. Bu arada karbon 14 ve diğer karbon izotopları biyolojik karbon çevirimine girerler.

Atmosferde bulunan karbondioksit önce fotosentez yoluyla basit karbonhidratlara dönüşerek depolanırlar. Bu arda bir parantez açma istiyorum. Basit karbonhidratlar vücudumuzda yağ olarak depolanırlar. Parantezi kapatıp konuya devam edelim. Bitkilerle beslenen hayvanlar depolanmış karbon içerikli ürünleri yediklerinde karbon döngüsüne katılmış olurlar. Herhangi bir bitki veya hayvan için karbon 14 ile kargon izotopları arasında bir fark yoktur. Bir canlı bu karbon izotoplarını sürekli bünyelerine alır. Karbon döngüsü içinde canlılar sürekli karbon izotoplarını bünyelerine alır ve bu izotopların oranı birbirine her zaman eşittir. Ta ki canlı yaşamını yitirene yani ölene kadar.

Canlı organizma öldüğünde karbon döngüsü de sonra erer. Ölü bedenin içerisine karbon girişi olmaz. Canlı hayatını kaybettiğinde karbon izotopları ve karbon 14 oranları birbirine eşittir. Karbon 14 kararlı olmayan bir yapıya sahip olduğun zamanlar karbon 14 izotopların oranı azalır. Diğer kargon izotopları kararlı yapıda oldukları için sayılarında bir değişme olmaz.

Karbon 14’ün azalması bizlere bulunan canlı örneklerin yaşını bulmada yardımcı oluyor. Tabi bunun için karbon izotoplarının birbirinden ayrılması gerekiyor.  Bunu için kütle spektrometresi kullanıyor. Canlı organizmadan alınan örnek bu kütle spektrometresinde önce ısıtılıp buhar haline getiriliyor. Buhar halindeyken iyonlaştırır. Bu iyonlar bir mıknatısın ortasında geçirilerek karbon 12, karbon 13 ve karbon 14 birbirinden ayrıştırılır.

Karbon 13 kararlı bir yapıda olduğu için oranında bir değişme olmamıştır. Karbon 14 başlangıçta karbon 13 ile aynı orana sahip iken zamanla azalma olmuştur. İşte bu azalma zamanı organizmanın ne kadar yıl önce ölmüş olduğu hakkında yani yaşı konusunda bize bilgi veriyor. Karbon 14 izotopunun miktarının yarına gelmesi için beş bin yedi yüz yıl geçmesi gerekiyor.

Eğer; canlı organizma bulunan karbon 14, kargon 13’e göre yarı yarıya azalmış ise canlının beş bin yedi yüz yıl önce ölmüş olduğunu söyleyebiliyoruz. Burada %100 bir sonuç olmasa bile bize yaklaşık olarak tarih verebiliyor.

Arkeolojik bilgileri okurken ve yaş ile ilgili tahminlerin nasıl yapıldığını artık biliyoruz. Karbon testi yetmiş bine kadar ve canlı organizmalar üzerinde yapılıyor. Bunu üzerindeki yaşlarda ve organik olmayan cisimlerde başka testler uygulanıyor.

Makaleyi okuduğunuz için teşekkür ederim. Yorumlarınızı aşağıya yazmanızı rica ederim.

Share on facebook
Share on Facebook
Share on twitter
Share on Twitter
Share on pinterest
Share on Pinterest
Share on whatsapp
Share on WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment