Evde Kal Günleri

07 Nisan 2020 & Salı

Korona günlerinde evde kal Türkiyem!!!

Evde can sıkıntı olmadan yaşamayı öğrenmemiz, kendimizi bu şekilde disipline etmemiz gerekiyor.

İki bin senesine çok da güzel başlamadık. Dünyada felaketler ardı ardına geldi. Orman yangınları, depremler, savaş ve sonunda salgın hastalık hem ülkemizi hem de dünyayı çepeçevre sarmış durumda. Çin’de başlayan Avrupa’ya sıçrayan oradan tüm dünyayı tehdit eden korona virüs ülkemizi de tehdit eder duruma da. Bu salgın hastalık ile mücadele etmenin tek yolu tedbir almak. En iyi tedbirde evden çıkmamak. Yani kendimizi karantina altına almak. Hastalık kesin bir tedavisi veya aşısı bulunana kadar bu şekilde yaşamak zorundayız. Artık dünya eskisi gibi olmayabilir. Evde kal günleri başladı.

Karantina günlerinde temel ihtiyaçlarımızı gidermek için bir çoğumuz evden çıkmıyor. Hatta altmış yaş üstüne ve yirmi yaş altı insanların evden çıkması yasaklanınca evinde oturanların sayısı bir hayli fazla. Evlerde oturmanın psikolojik olarak sıkıntıları olacaktır. Nitekim sosyal medya üzerinden sohbet ettiğim (ki bu dönemde başka şekilde iletişime geçmek mümkün değil) kişilerin arasında canı çok sıkılanların olduğunu fark ettim. Belki bu kişilerden biride siz olabilirsiniz. Evde can sıkıntı olmadan yaşamayı öğrenmemiz, kendimizi bu şekilde disipline etmemiz gerekiyor. Bunu büyük bir ölçüde yaptığımı söyleyebilirim. Okuyanlara faydası olur düşüncesi ile bu hafta ilham köşesinde evde kal günlerimi paylaşmak istedim. Eğer evdeyseniz ve yapacak bir planınız yok ise size ilham olabilirim umarım. Tabi benim yaptıklarımı birebir olarak yapmak zorunda değilsiniz. Benim yaptıklarımı şablon olarak kabul edip kendinize göre uyarlayabilirsiniz.

Her şeyden önce bu günlerin bir an önce biteceğini ümit ediyorum ve evde kal günlerimi süreçten sonraki zaman için değerlendirdiğimi belirmeliyim. Bu süreci biraz hayatın molası gibi değerlendiriyorum diyebilirim.

Uyku Düzenim

Evdeyim diye on iki, on dört saat gibi uzun süreleri uyumaya harcamıyorum. Çünkü evde de olsam zamanım değerli ve bu zamanı çok iyi kullanmalıyım. O yüzden günde yedi sekiz saatlik uyku benim için yeterli. Zaten sağlığım için gerekli uyku miktarı bu. Zamanı değerlendirirken de sağlımı ve bağışıklık sistemimi güçlü tutmalıyım. Her an hastalık tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirim. Bunu da aklımın bir köşesinde bulunduruyorum. Günde yedi sekiz saat nitelikli bir uykuyu eskisi gibi devam ediyorum. Yani uyku düzenimde bir değişiklik yok.

Kahvaltım

Günün en önemli öğünü kahvaltı. Geçen hafta bununla bir yazı da paylaşmıştım. Kahvaltım adlı yazımı da okuyabilirsiniz. Kahvaltımda Herbalife öğün yerine geçen besleyici Formül Bir  shake tüketiyorum. Hem hazırlaması kolay hem de besleyici. Yanında vitamin ve mineral desteği için de Formül İki’yi kullanıyorum.

Home Ofisim

Ülkemizde home ofis çalışma oranı geçen bir araştırma gördüğüme göre %2’in altında. Aslında home ofise çalışmanın pek avantajı bulunmakta. Herkes için uygun olmayacaktır elbette. Ancak buna uygun olanlar home ofis çalışma düzenine pek sıcak bakmıyor. Evde kal günleri başlamadan öncede işlerimi home ofis düzeni içinde yapıyordum. Evde kal günlerinde de daha rahat yapmaya başladığımı söyleyebilirim. Umarım evde kal günlerinden sonra home ofise oranında ciddi artış olur.

Yazıyorum

Haftada dört gün bloğum farklı konularda yazıları yazıyorum. Bunlarında bir tanesi de bu. Salı günleri İlham köşesinde hayatımda yaptığım ve başkalarına faydalı olabileceğim konulara ve okuduğum kitaplardan çıkarımlarıma yer veriyorum. Bu yazıları genelde pazartesi sabahtan hazır hale getiriyorum.

Toplamda yirmi üç kilo verdiğimi bu kiloları da on yıldan beri koruyorum. Bu süreçte öğrendiklerimi ve yaptıklarımı besleme bölümünde her Çarşamba sizlere paylaşıyorum.  Kilolarımı nasıl verdiğimi merak ettiyseniz yarın ki konum bu olacak. Okumanızı tavsiye ederim. Beslenme ile ilgili yazılarımı da Salı sabah hazır etmiş oluyorum.

En büyük hobim fotoğrafçılık. on yıldır hobi olarak fotoğraf ile uğraşıyorum. Zaman zaman da profesyonel olarak da fotoğrafçılık yapıyorum. On yıllık birikimlerimi de her Cuma günü fotoblog köşesinde hazırlıyorum. Bu konu biraz daha benim için hassas olduğu için bu konuda blog hazırlığım biraz uzun sürebiliyor. Yine de tüm hazırlıklarım Perşembe sabahı bitmiş ve Cuma gününe yayınlamak üzere hazır olmuş oluyor.

Eskiden hem iş icabı hem de keyfe keder çok seyahatler yaptım. Güzel ülkemin bir çok yerine gittim. Buralarda birçoğunda iki bin on bir den bu yana fotoğraflar çektim. Hem gittiğim yerlerdeki gördüklerimi hem de fotoğraflarımı Pazar günü gezingen başlığı altında tekrar yazıyorum. Sloganımda gezdik, gördük, belgeledik. Sizlerle anılarımı paylaşırken de eskileri yad etmiş oluyorum.

Kitap Okuyorum.

Yatmadan önce mutlaka kitap okuyorum. Kendimi çok sıkmadan bazen on bazen elli sayfa kitap okuyorum. On sayfa da neymiş demeyin evde kal günleri içinde bu sayede beş altı kitap bitirdiğimi söyleyebilirim. Kitap okumak belki zor gelebilir. Asılında okumak değil de ne okuyacağına karar vermek zor olan. Keyif alacağınız kitapları okumak daha kolay. O yüzden ben roman yerine uzun öyküleri okumayı tercih ediyorum bu dönemde. Yaklaşık yüz sayfalık öyküler bunlar. Okuduğum kitaplar bana blog konusu da olabiliyor.

Öğreniyorum

Evde kal günleri başlamadan iki hafta önce animasyon ve modelleme kursuna başlamıştım. Evde kal günleri başlayınca da kurs nisan sonuna kadar tatil oldu. Umarım mayısın başında kursum devam eder. Tabi evde kal günleri de sona ermiş olur. Kurs tatil oldu diye öğrenimime ara vermedim. Günlük olarak kendimi bu konuda youtubedan bulduğum bir kanal sayesinde de programı öğrenmeye devam ediyorum. Böylelikle kursuma başladığımda epey bir şeyler öğrenmiş olacağım. Orada öğreneceklerimi daha rahat öğrenip kendimi geliştirebileceğim. Benim için evde kal günleri de çok iyi bir fırsat oldu.

Film izlemek

Tabi birçok insanın yaptığı belki de evde kal günlerinde yaptığı aktivite evde film seyretmek. Ama sürekli film seyretmiyorum. Haftada bir izlediğim dizim var vakti geldiğinde onu izliyorum. Haftalık olarak takip ettiğim youtube kanalı var. Barış Özcan. Pazar günleri on iki dakikalık videolar paylaşıyor. Pazar günleri onu izliyorum. Bazı haftalarda hafta içi ekstra videoları olursa da onu izlerim. Henüz başlamadım ama Pazar günleri de kendime sinema kuşağı yapmak gibi bir hedefim var.

 İbadet

Şimdiye kadar yazdıklarım hep dünyevi ve bedeni işler.  Evde kal günlerinde beden sağlığı olduğu kadar ruh sağlığı da önemli. O yüzden bu süreçte ibadetlerime daha bir önem verdiğimi belirtmeliyim. Mübarek üç ayların ikinci olan şaban ayını yaşadığımız şu günlerde belki de en çok ihtiyacımız olan ibadet edip ruhumuzu rahatlamak olacaktır. Ruhumuzu rahatlamanın en güzel ve tek yolu ibadet etmektir.

Share on facebook
Share on Facebook
Share on twitter
Share on Twitter
Share on pinterest
Share on Pinterest
Share on whatsapp
Share on WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment