Ay Işığı

25 Şubat 2020 & Salı

İnsanı, insanlıktan çıkaran yaşam öyküleri...

Stefan Zweig’in Ay Işığı Sokağı kitabında beş yaşam öyküsü bulunmaktadır.

Stefan Zweig’in Ay Işığı Sokağı kitabında beş yaşam öyküsü bulunmaktadır. Bu öyküler insanı insanlıktan çıkaran ve uç noktalara gelen kişilerin öyküsü. Okurken sizde bu deneyimlerin içine girebilirsiniz. Bu beş öykü ile benim hissettiklerim ve düşüncelerimi yazıya döktüm. Her bir öyküyü bir paragrafta yer verdim. Bu paragraf kitabı okuduktan sonraki izlenimlerimden oluşuyor.

Sizden istenen fakat yapmadığınız veya yapamadığınız bir şey üzerinde biri istemeden de cinayete sürükleye bileceğinizi düşündünüz mü? Bir cinayeti engelleme şansınız olsa bu şansı nasıl değerlendirirsiniz? Duruma kayıtsız kalmanız durumda herhangi bir suçlama gelemeyecek ama müdahale etme durumda cinayeti önceden engelleye bilseniz tavrınız nasıl olurdu?

Dedikodudan daha kötü ne olabilir ki? Tabi ki; o dedikoduya inanıp o şekilde davranmak. Sizin üzerine çok titreyen ve sizin her an yanınızda olan biri ile ilgili her duyduğumuz her söylenti, düşüncelere (ben bütün bunların hepsine dedikodu demek istiyorum) inanıp ona göre davranışlarınıza yön verdiğiniz oluyor mu? Bu hareketin ne ile sonuçlanacağını hiç düşündünüz mü? Belki intihar…

Savaş milyonları yaşamını büyük ölçüde etkilen bir olay. Kimse savaş istemez elbette ancak savaş da dünya yaşamın da kaçınılmaz ve değişmeyen bir şey. Savaşın da kendi ahlakı ve edebi olmalı. Bizim tarihimiz edepli ve ahlaklı savaşlarla doludur. Özellikle savaşta ele geçirilen esirlere gösterdiğimiz misafirperverlik dillere destan. Çünkü savaş esnasında her şey göründüğü gibi olmayabilir. Esiri öldürmenin neye mal olacağınız bilemezsiniz. Belki kelebek etkisi diyebilirsiniz. 1918’de Fransız Albayın yaşam mücadelesini okuduğunuzda ne demek istediğimiz daha iyi anlayacaksınız.

Memleketini ve ailesini kim sevmez? Bu soruyu sordum ama günümüzde ailesini, eşiniz, çocuklarını sevmeyen insanları da görüyor ve duyuyoruz maalesef. Biz bunları bir kenara bırakalım. Bir nedenden ötürü memleketinizden ve ailenizden uzak kalsanız ne yaparsınız. Dönüp dönemeyeceğiniz belli olmayan bir yerdesiniz. Dönüş mümkün olsa bile tarih belli değil. Belki bugün belki beş, on, yirmi yıl sonra… Yurt özlemiyle esir düşen bir Rus Askerinin öyküsünü okuduktan sonra tekrar bir düşünün derim. İnsanın başına ne geleceğini bilinmez. Bazı durumların tatbikatını yapamazsınız ama en azından düşünce deneyi yapabilirsiniz.

Öğretmen olduğunuzu varsayalım. Belki de bir öğretmensiniz bilmiyorum. Sınıfınızda bir öğrenci var. Yaşıtlarından biraz büyük, tembel ve sürekli derslere geç geliyor. Bu öğrenciye karşı davranışınız ne olurdu? Yaptığınız davranış sonucunda öğrenci nasıl etkilenebilir. Ay ışığı sokağın öyküsünde ki son öykü; bir öğrencisinin derse geç gelmesi, kendini savunması ve sonunda… Sonunu kitaptan okuyabilirsiniz.

Bir solukta okuyacağınız beş farklı öyküden sizler nasıl dersler çıkaracaksanız. Yorum olarak yazabilirsiniz. İyi okumalar.

Share on facebook
Share on Facebook
Share on twitter
Share on Twitter
Share on pinterest
Share on Pinterest
Share on whatsapp
Share on WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment