Kadın…

Kadın anamız, çocuğumuzun anası, bizi doğuran anamızın anası, biz büyüten babamızın anası… Dahası; eşimiz, kardeşimiz, çocuğumuz… Ve dahası; Havva anamız, Meryem anamız, Fatma anamız… Ve daha dahası; Cennet anaların ayakları altında… Yani kadın ana, ana kadın… Yani zulmedilen, dayak yiyen, tecavüze uğrayan… Yani sadece 08.03 de hatırladığımız…

Read more

Şehîd Oğlu Şehîd

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor Bir Hilâl uğruna ya Rabb, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i… Bedr’in Arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Read more

Biz Ölmeyiz…

Düşman bizi öldürdüğünü sanıyor. Bilmezler ki; biz ölmeyiz. Biz şehit oluruz! Gök kubbe bizimdir, yıldırım olup üzerine yağarız. Bak gör; gök kubbede yetmiş iki uçak; kanatlarında, Malazgirt’tin, Çanakkale’nin, Fırat’ın şehidi. Bak gör; zeytin dalıyla geliyor Mehmetçik. Mazluma güven veriyor, zalime ise korku… Zeytini mazluma, dalını zalime uzatıyor. Sefer bizimdir, Zafer yalnızca Allah’ın…

Read more

Alın Teri…

Bin bir emek ve zahmettir Alın teri… Sabah ilk ezan sesiyle başlar, ta ki son ezana dek sürer gider gündelik yaşam. Zordur çoğu zaman; kah ateşin önünde, kah buz gibi ayazın içinde… Dur bilmez durak bilmez, yorulmak nedir hiç bilmez. Bir lokma helal ekmek içindir bütün çabamız, bütün gayemiz. Bir lokma helal ekmek için…

Read more

Zaman Durdu…

Akıp giden zamanın içindeki durakların birinde sevdim seni. Benim için zaman, seninle akıp gitmeye başladı. Hem de ne akıp gitmek… Zaman; seninle akmaya başladı başlamasına ya; senin gidişinle de bu zamanda durdu.  Hem de ne durmak… Akrep yelkovan bir olmuş seni işaret ediyor. Kopardığım tüm takvim yapraklarında senin boşluğun var. Zaman seninle durdu be gülüm…

Read more

Ve Aşk…

Yaşama değdiği unutulmaz anlar vardır. Bir anlık gaflettir, bir ömür çektiğin. Öyle bir iz bırakmıştır ki; yaşamında. Her şey gelir geçer bir O kalır seninle. Sonu olmadığı bilirsin, bilirsin de yine vaz geçemezsin. Belki bir gün, belki… Yoktur belki si, sonu yok, oluru yok. Ama bütün bunların bir önemi de yok…

Read more

Karınca Misali

Karıncayı küçük ve zayıf mı gördün? Küçük ve zayıf olduğu için bir karıncanın aç kaldığını gördün mü? O minicik bedenleri ile neler yapabildiğini biliyor musun? Peki; Sen, kendini neden küçük, zayıf ve çaresiz hissediyorsun? Karıncanın rızkını veren Allah seni görmez mi sanırsın? Yıkılma, yılma, yorulma, can bendenden çıkana kadar rızık için çalışma devam et.

Read more

Hucurât 12. Ayet…

Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden birinizin ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun. Allah tevvabdır, rahimdir. (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur.

Read more

Şairin Sonu…

Aşka yelken açar bizim şair. Uzaktan aşk şiirleri yazar. Her yazdığı şiirle ona daha çok yaklaşır. Yaklaştıkça sevgi şiirleri yazmaya başlar. Her aşk gibi buda biter. Gelsin ayrılık şiirleri… Bizim şair; bir aşktan diğerine yelken açarken yazar şiirlerini. Bir gün; O çıka gelir. Şairimizin kalbine girer. Sonra öyle bir gider ki; şairimiz artık şiir yazamaz…

Read more

80’li Yıllar

Siyah beyaz bir çocukluk. Siyah önlüğümüz, kara tahtamız, beyaz tebeşirimiz vardı. Televizyonumuz tek kanal, oda siyah beyazdı. Dedim ya; siyah beyaz bir çocukluk… Ekranlarımız yoktu. Sokağımız, mahallemiz vardı. Online değil, mahalle arkadaşlıkları kurardık. PES yoktu o zamanlar, asfaltta futbol oynar, misket yuvarlar, gazoz kapağı toplardık. Biz; siyah beyaz çocuklardık. Lakin hayatlarımız, hayallerimiz renkliydi…

Read more

Kalemin Ucunda…

Bir kalemin ucunda; geleceğinizi görürsünüz. Ailenizi, mesleğinizi, yaşamınızı; en önemlisi kişiliğinizi görürsünüz… Hatırlayınız; okul sıralarında yonttuğunuz kalemlerinizi. Siz kalemleri yonttuğunuzu zannederdiniz; hâlbuki yonttuğunuz geleceğinizdi. Geleceğinizi yontardınız kendi ellerinizle ve siz bunun farkına bile varmazdınız. Hatırla; sevdiğine yazdığın şiirleri, geleceğin için girdiğin sınavları… Evlendiğin ilk gününü hatırla; yanında bir kalem yok muydu?

Read more

Kardeşler

İki kardeşin hazin dramı. Zulüm yüzünden terk edilen yurt ve yeni yurt edinme çabaları. Onlar gelebildikleri için belki, bir nebze şanslı. Ya gelemeyen on binlerce çocuk… Bizler; sıcak evlerimizde sıcak çorbalarımızı yudumlarken; çok uzaklarda değil hemen yanı başımızda ne dramlar yaşanıyor. Hayatın gereksiz telaşı içinde bütün bunlardan ne kadar haberdarız…

Read more

Çay Deminde…

Çay; deminde umut, sıcaklığında dostluk, dumanında öykü gizler. Sen; alt tarafı bir bardak çay dersin. Üst tarafı bir öyküdür ve sen bunu bilmezsin; bilemezsin… Tek bir bardak yeter dostluk kurmak ve dost kalmak için. Hatırla derdini anlatırken bir dostuna, yudumladığın dumanı üstüne tütün bir bardak çayı. Hatırla ki; unutma dostlukları…

Read more

Bir Kız Çocuğu…

Gece kondu mahallesinde zor koşullarda yaşayan bir kız çocuğu. Tatlı dili ile yanıma gelip; “Fotoğrafçı Abi benim fotoğrafımı çeker misin?” diyor. Nasıl çekmeyeyim ki? Belki de eline hiç geçmeyecek fotoğrafı için duyduğu mutluluğu anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Bizler; elimizdekilerle mutsuz olurken, O; gecekondu mahallesinde zor koşullarda bile mutlu olmayı başarabiliyor…

Read more

Bir Çocuk…

Gecekondu mahallesinde on yaşlarında bir çocuk. Belki Suriyeli yada başka bir memleket. Ne fark eder ki? Sonuçta on yaşında bir çocuk. Gecekonduda ki evlerinde ailesi ile birlikte yaşam mücadelesi veriyorlar. Elektrik yok, su yok. Bir adresi bile yok. Derme çatma bir evde yaşam mücadelesi. Gözlerdeki donuk bakış ve zoraki gülümseme aslında her şeyi anlatmaya yetiyor.

Read more